facebook-icontwitter-icongoogle-iconinstagram-icon

444 45 67

0224 470 22 22 - 0224 470 33 33

Sıkça Sorulan Sorular

Soru: Çocukların çürüksüz bir ağza sahip olması mümkün mü?
Cevap: 10 yıl önce bu sorunun cevabı belki de hayır olacaktı, fakat günümüzde çocukların hiç çürüksüz ağza sahip olmaları mümkündür.


Soru: Peki çocuğumun dişlerini çürükten nasıl koruyabilirim? 

Cevap: - Günde en az iki kere Fluor içeren diş macunu ile dişlerin fırçalanması - Günde bir kere diş ipi kullanımı ile dişlerin arasının temizlenmesi - Düzenli diş hekimi kontrolleri (her 6 ayda bir) - Profesyonel Topikal Fluorid uygulamaları - Azı dişlerin çiğneme yüzeylerine dişler sürer sürmez Fissür Sealant (Fissür Örtücü) uygulamaları yapılması. - Düzenli beslenme

Soru: Beslenme çürükten korunmada gerçekten önemli mi?

Cevap: Dengeli beslenme çocukların hem genel sağlığı hem de diş sağlığı açısından çok önemlidir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki ne yediğinizden çok hangi sıklıkla yemek yenildiği diş çürüğü oluşması açısından önemlidir. Çünkü ara öğünlerde tüketilen gıdalar, dişler fırçalanmadığı için dişlerin üzerine yapışıp çürük işleminin derhal başlamasına sebep olmaktadır.

Soru: Hangi gıdalar dişler için yararlı hangisi zararlı? 

Cevap: Süt, meyva ve sebzeler dişler, dişetleri ve kemikler için çok faydalı olsa da, ağız hijyeninin iyi sağlanamadığı durumlarda tüm bu gıdalar diş çürüğü oluşturma potansiyeline sahiptirler. Özellikle yapışkan gıdalar, dişlerin üzerine yapışarak daha uzun süre kaldıkları için çok tehlikelidirler. Yapılan araştırmalar diş çürüğü oluşumunda sadece şekerin (sakaroz) sorumlu olmadığını, özellikle nişasta ve karbonhidratların da çürük oluşumunda çok önemli rol oynadığını göstermektedir. Özellikle kompleks karbonhidratlardan; ekmek, mısır gevreği (corn flakes), pasta, kraker ve patates cipsi gibi gıdalar ağızda uzun süre kalmakta ve ağızda normal olarak bulunan bakteriler bu nişastaları parçalayarak şekere dönüştürmektedirler. Bu işlem esnasında asit oluşur ve eğer temizlenmez ise asit diş minesini aşındırarak çürük oluşumunun ilk basamağını başlatır. Bu sebepten dolayı nişasta ve karbonhidratlar ana öğünlerde (tükürük akışının yüksek olduğu zamanlar) tüketilmeli diğer zamanlarda (ara öğünler) kesinlikle çocuklara verilmemelidir. 

Soru: Besinler hakkında biraz daha bilgi verebilirmisiniz? 

Cevap: Her şeyden önce ana öğünlerin düzenli olarak alınması çok önemlidir. Eğer ana öğünler atlanıp ara öğünlerde atıştırmalar yapılırsa bu dengeli beslenme olmamaktadır. Çünkü ara öğünlerden sonra çocuklara diş fırçalatmak hemen hemen imkansızdır. Yapılan araştırmalar bazı gıdaların çürük önleyici özelliği olduğunu ispatlamıştır. Örneğin peynir, tükürük akışını arttırarak ağızdaki asidik ortamı nötralize eder ve içerdiği kazein sayesinde dişlerin üzerini kaplayarak çürüğe karşı koruduğu yapılan çalışmalarla ispatlanmıştır. Lifli meyva ve sebzeler de beslenme ve ağız-diş sağlığı açısından ideal besinlerdendir.

Soru: Çocuğumu ilk olarak hangi yaşta diş hekimine getirmeliyim?

Cevap: Çocuğunuzun ilk süt dişi sürer sürmez veya birinci yaş gününden önce diş hekimine götürmeniz gerekmektedir. İlk dişin sürmesi genellikle 6. ay ile 12. ay arasındadır.

Soru: Çocuğum için Fluor tableti kullanıyorum ayrıca fluor içeren diş macununu da kullanmam gerekiyor mu? 

Cevap: Kesinlikle. Bundan 10 sene önce fluor tabletlerinin (sistemik fluor uygulaması) çürükten korunmada en etkili yöntemlerden birisi olduğu düşünülüyordu. Fakat günümüzde topikal fluor (diş macunu) uygulamalarının çürük önlemede en etkin yöntemlerden birisi olduğu ispatlanmıştır. Ayrıca çocuklara her 6 ayda bir diş hekimleri tarafından uygulanan topikal fluorid uygulamaları sayesinde günlük diş bakımı desteklenerek, çürükten korunmada daha etkin bir yöntem uygulanmaktadır. Soru: Fissür Sealant (Fissür Örtücü) nedir? Cevap: Fissür örtücüler azı dişlerin çiğneme yüzeylerindeki küçük girinti ve çıkıntıların kapatılmasında kullanılan akıcı kıvamda bir dolgu maddesidir. Diş çürüklerinin %90’ı bu girintilerden başladığı için erken dönemde bu yüzeylerin örtülmesi ile çürükten korunmada en etkili yöntemlerden birisidir.

Soru: Çocuğumun dişlerini ne zaman fırçalamaya başlamalıyım?
Cevap: Çocuğunuzun dişlerini fırçalamak için kendisinin diş bakımını sağlayacak kadar büyümesini beklemek yanlış bir yaklaşım olacaktır. Aileler, bebeklik çağından itibaren ağız-diş bakımını düzenli olarak yapmaları gerekmektedir. Bebeklik çağında henüz dişleri ağızda yokken, her emzirmeden sonra dişetlerini temiz bir tülbent veya bez ile silmek ağız hijyeninde çok önemlidir. İlk dişlerin çıkması ile birlikte yumuşak kıllara sahip küçük başlı bir diş fırçası ile yuvarlak hareketler yapılarak dişler ve dişetleri fırçalanmalıdır. Çocuğunuz 6-7 yaşlarında sizin kontrolünüz altında kendisi dişlerini fırçalayabilir. 8-9 yaşlarına geldiğinde ise diş ipi de rahatlıkla kullanabilir. 

Soru: Çocuğumu diş fırçalamayı alışkanlık haline getirmesi için nasıl motive etmeliyim? 

Cevap: Eğer çocuğunuzu ağız-diş bakımı konusunda motive etmek istiyorsanız, sizin ona iyi örnek olmanız gerekmektedir. Günlük diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve diyet kontrolünü (beslenme) ailecek hep beraber yapmanız, çocuklarınızın bu alışkanlıkları ileride de sürdürmesine sebep olacaktır.

Soru: Çocuğumun süt dişleri gerçekten önemli mi?
Cevap: Süt dişlerinin sağlıklı olması daimi dişlerin ve çevre dokuların gelişimini de olumlu yönde etkileyecektir. Süt dişleri daimi dişlere sürme rehberliği yapar. Dolayısıyla süt dişlerinin erken kaybı diş dizisinde yer kaybına ve bu da daimi dişlerde diş dizisinde çapraşıklık sorunu olmasına sebep olur. Ayrıca süt dişlerinin çiğnemeye olan katkılarından dolayı çocukların beslenmesinde, harflerin çıkarılmasında yani düzgün ve anlaşılır konuşmada ve sağlam ve beyaz görünümlü dişlerin estetik açıdan sağladığı faydalardan dolayı çocuğun kendine olan güvenin artmasında süt dişleri önemli rol oynamaktadırlar.

Özel Jimer Hastanesi

Özel Jimer Hastanesi olarak’’ Sağlığa dair herşey’’ sloganıyla hedefimiz, sadece ilimizde değil bölgemizde referans hastane olarak konumlanmaktır. Siz değerli hastalarımızın memnuniyeti, bu hedefimize ilerlemekte en belirleyici motivasyon kaynağı olacaktır.