Jimer Hastanesi Kanser Kliniği’nde hastalar, çok yönlü uzman bakış açısıyla değerlendirilmektedir. Uygun cerrahi ve cerrahi sonrası yaklaşım, farklı disiplinlerden hekimler tarafından değerlendirilerek bireyselleştirilmiş kanser tedavisi benimsenmektedir.

Genel Cerrahi

  • Meme Kanseri
  • Rektum Kanseri
  • Tiroid Kanseri
  • Pankreas Kanseri
  • Mide Kanseri
  • Kolon Kanseri
  • Karaciğer Kanseri

Ürolojik Kanserler

  • Mesane Kanseri
  • Prostat Kanseri
  • Testis Kanseri
  • Böbrek Kanseri
  • Böbrek Üstü Bezi Kanseri 

Jinekolojik Kanserler

  • Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri
  • Yumurtalık (Over) Kanseri
  • Rahim Kanseri

 

 

 

 

 

 

Meme kanseri tedavisinin en önemli bölümünü cerrahi yaklaşım oluşturuyor. Ameliyatın amacı tümörün tamamının çıkartılarak vücuttan tamamen uzaklaştırılması. Tarama programlarıyla erken tanıyı hedefleyen hastanemizde kanser cerrahisi ile birlikte rekonstrüktif (düzeltici) cerrahi tedavisi de uygulanıyor. Tedavide en iyi kozmetik sonuç ve organ koruyucu cerrahi hedefleniyor. Koltuk altı lenf bezlerinin değerlendirilmesi ve gereksiz cerrahiden koruyacak ileri teknolojik cihazlar ile ameliyata anında karar verilebiliyor ve hasta sağlığının korunması amaçlanıyor.

Karaciğer, safra kesesi ve safra kanalı kanserlerinde erken tanının önemi çok büyüktür. Karaciğer kanserinde alkol ve hepatitin baş etken olduğunu söylemek mümkündür. Cerrahi tedavi planlanan hastaların ameliyatları laparoskopik ve robotik yöntemlerle de yapılabilmekte, böylece hastalar daha az ağrı, daha çabuk iyileşme, daha kısa süre hastanede kalma, daha iyi kozmetik sonuç gibi avantajlar elde etmektedir.

Sindirim sistemi kanserleri olarak adlandırılan, kalın bağırsak ve rektum kanserlerinde, minimal invaziv cerrahi prosedürleri (laparoskopik ve robotik cerrahi), doğru ve usta ellerle uygulandığında hastaya yüksek yaşam konforu ve hızlı iyileşme avantajı sağlamaktadır. Ameliyat sonrası radyasyon terapisi teknikleri ve kemoterapi uygulamaları, hastanın günlük yaşantısını mümkün olduğunca sağlıklı ve konforlu idame ettirmesine imkan tanımaktadır. Kolorektal kanser tedavisi, tümörün kolonda mı yoksa rektumda mı yerleşim gösterdiğine veya kalıtsal bir genetik
faktörün sonucu mu olduğuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Kolorektal kanserlerde uygulanan laparoskopik ve robotik cerrahi ile komplikasyon oranları minimuma inmektedir. Ayrıca kalıcı torba ile yaşama oranı da oldukça azalmaktadır.

Mide, yemek borusu ile ince bağırsaklar arasında yer alan ve besinlerin öğütüldüğü sindirim organıdır. Mide kanseri, mide iç yüzeyinden kaynaklanmakta ve lenf kanalları yoluyla yayılabilmektedir. Yutma güçlüğü, kansızlık, kilo kaybı, karın ağrısı gibi şikayetleri olan hastalara endoskopi yapılmakta, midedeki kitle görülerek biyopsi alınabilmektedir. Cerrahi esnasında bu damarsal yapılar dikkatli bir şekilde korunmalı, lenf bezleri genişçe çıkarılmalıdır. Yapılan cerrahinin kalitesiyle, hastalıksız sağ kalım süresi belirgin ölçüde artmaktadır.

Agresif olduğu bilinen pankreas kanserleri için erken tanı, hayati önem taşımaktadır.Cerrahi tedavi planlanan hastaların ameliyatları, laparoskopik yöntemle de yapılabilmekte, böylece hastalar daha az ağrı, daha çabuk iyileşme, daha kısa süre hastanede kalma, daha iyi kozmetik sonuç gibi avantajlar elde etmektedir.

Yüzde 90-95 oranında çok kötü seyirli olmayan tiroid kanserlerinin nadir görülen kötü seyirli alt tipleri de mevcuttur. Sıklıkla görülen papiller tiroid kanseri, foliküler tiroid kanseri gibi türleri uygun tedavi edildiğinde ve gerekli hastalarda radyoaktif iyot tedavisi eklendiğinde hastalıktan tamamen kurtulmak mümkündür. Uygun tedaviden kasıt doğru yapılan bir ameliyat, tiroid dokusunun tamamen çıkarılması ve lenf bezlerinde de hastalık mevcutsa bunların tamamen temizlenmesidir. Doğru bir cerrahi girişim tiroid kanserinin tedavisinde ikincil ameliyatları önlemede ve ameliyat sonrası tiroid kanserinin takibinde oldukça önemlidir.

Erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olan prostat kanseri, yaşla birlikte gelişen bir hastalıktır. Son yıllarda moleküler, genetik, çevresel ve beslenmeyle ilgili faktörlerin prostat kanseri gelişimine ve ilerlemesine katkıda bulunduğuna dair elde edilen önemli bulgulara rağmen, kansere yol açan nedenler henüz tam olarak henüz bilinmemektedir. Prostat kanseri taramasında amaç, hastalığın organda sınırlıyken tespit edilmesidir.

Hastalık yalnız prostatta sınırlıyken yakalandığında 10 yıllık hayatta kalma oranları yüzde 100’e yakındır. Prostat kanserinde birden çok etkin tedavi seçeneği bulunmaktadır. Hastalığın erken dönemde yakalandığı hastalarda (%80-90’ını oluşturur) açık, laparoskopik ameliyatlarıyla kür sağlanabilmektedir.

Testis kanseri, tüm erkek kanserlerinin %1’ini oluşturmakta olup 15 ila 35 yaşları arasında en sık görülen kanser türüdür. Hastalığın kişisel alışkanlıklar, hayat tarzı ve aktivitelerle ilgili herhangi bir nedeni bilinmemektedir. Ancak inmemiş testis adı verilen ve testislerin torbaya tam inemediği durumlarda ve diğer testisinde kanser hastalığı olanlarda önemli bir kanser riski vardır. En önemli belirtileri ağrı, yumurtalıkta şişlik veya sertlik olarak karşımıza çıkmaktadır. Jimer Hastanesi'nde testis kanserine çok yönlü yaklaşılmaktadır. Deneyimli ürologlarımız tarafından yapılan operasyon sonrası erken evre birçok testis kanserinde iyileşme sağlanmaktadır.

Böbreğin kendi hücrelerinden köken alan böbrek kanserleri, tüm vücut kanserlerinin %2-3’ünü teşkil etmektedir. Ancak hayati açıdan ciddi bir ürolojik kanser türü olduğu için son derece önemlidir. Böbrek kanseri, her 3 erkeğe karşı 2 kadında görülmektedir. Daha çok 60’lı ve 70’li yaşların hastalığı olmakla beraber gençlerde de görülebilmektedir. Böbrek kanserine neden olan en önemli risk faktörü sigara olarak görülmektedir. Hastalığa yakalananların %20 ila %30’unun tütün ürünlerinden herhangi birine maruz kaldığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra aşırı kilo ve yüksek tansiyon da saptanmış diğer iki önemli etkendir. Böbrekler, karın içinde arka bölgede yer aldıkları için pek çok böbrek tümörü belirti vermeden büyüyebilmektedir. Hastalık, kendini, tümörün büyümesi sonrası idrarda kanama, ağrı ya da başka organlara yayılma ile gösterebilmektedir.

Bunun yanı sıra kilo kaybı, ateş, bulantı ve halsizlik yakınmaları da görülebilmektedir. Böbrek kanserinde erken teşhis ile yapılan cerrahi müdahale, hastalıkta tam iyileşme sağladığı için çok önemlidir. Bazen basit bir idrar tetkikindeki kanama, yapılan bir ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans (MR) görüntüsü ile teşhis konulabilmektedir. Erken teşhis konulmuş olan hastalar doğrudan laparoskopik yöntemle sadece o böbrekteki tümör alınarak tedavi edilebilmektedir.

Mesane kanseri, hem erkeklerde hem de kadınlarda üriner sistemle ilgili en sık rastlanan kanserdir. Sigara en önemli risk faktörleri arasında görülmektedir. Mesane kanserine yakalanan hastaların yüzde 50’si sigara içen kişilerdir. Tütün içindeki birçok zehirli madde, kana karıştıktan sonra böbrekten atıldığı için mesane kanseri riski artmaktadır. Ayrıca boya, metal ve petrol sanayiinde çalışan kişilerde de meslek hastalığı olarak görülmektedir. Yine bazı kalıcı saç boyalarında da ciddi kanserojen maddeler tespit edilmiştir.

Bunun yanı sıra kilo kaybı, ateş, bulantı ve halsizlik yakınmaları da görülebilmektedir. Böbrek kanserinde erken teşhis ile yapılan cerrahi müdahale, hastalıkta tam iyileşme sağladığı için çok önemlidir. Bazen basit bir idrar tetkikindeki kanama, yapılan bir ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans (MR) görüntüsü ile teşhis konulabilmektedir. Erken teşhis konulmuş olan hastalar, laparoskopik yöntemle sadece o böbrekteki tümör alınarak tedavi edilebilmektedir. Mesane kanserleri mesanenin sadece mukozasında ise, idrar yolundan girilerek yapılan TUR operasyonları ve ilaç tedavisiyle iyileşme sağlanabilmekte, ancak daha derine, yani mesanenin kasına yayılmış ise mesanenin komple çıkarılması operasyonu, ışın tedavisi ya da kemoterapi gerekebilmektedir.

Mikroskobik düzeydeki rahim ağzı kanserinde sadece rahim ağzının çıkartılmasıyla tedavi mümkündür. Çocuk sahibi olmak isteyen genç kadınlarda da 4 cm’den küçük, etrafa yayılmamış tümörlerde vajinal ya da karından açık veya endoskopik (laparoskopik) yöntemle rahmin gövdesi korunarak ameliyat yapılabilmektedir. Yanlara doğru yayılmamış rahim ağzı kanserinde yüksek başarı oranlarıyla ameliyat mümkündür. Bu ameliyatlar oldukça radikal ameliyatlar olup yine açık veya endoskopik olarak yapılabilmektedir. Ayrıca karın içi sinirler korunarak erken dönem idrar şikayetlerinden de korunulabilmektedir.

Yumurtalık kanseri tedavisinde altın standart, bu konuda eğitim almış jinekolog onkologlar tarafından yapılacak ve geride görülür tümör bırakmayacak ilk ameliyattır. Bu cerrahide Avrupa’nın birçok merkezinde başarı oranı yüzde 50’leri aşmamaktadır.Jimer Hastanesi Kanser ekibinin geride tümör bırakmadan gerçekleştirdiği ameliyat başarı oranı %93’e ulaşmaktadır. Bu cerrahide, rahim, her iki yumurtalık, fallop tüpleri,
çevredeki lenf düğümleri, karın yağ dokusu ve yumurtalık kanserinin yayıldığı organların bir kısmının da alınmasını içeren kapsamlı bir işlem söz konusudur.

Eğer tümör erken evredeyse, küçükse ve yumurtalıkla sınırlı kalmışsa, laparoskopi cerrahi ile rahim, yumurtalıklar, karın yağ dokusu ve lenf bezlerinin çıkartılması operasyonları yapılabilmektedir. Yumurtalık kanseri çok erken evrede tespit edildiyse veya genç yaşlarda görülen bazı yumurtalık kanseri türlerinde, operasyonda diğer yumurtalık ve rahim bırakılarak daha çocuk doğurmamış kadınlar veya genç kızlarda, çocuk sahibi
olma yeteneği ve hormon üretimi korunabilmektedir.

Rahim kanserine yakalanan hastaların %85’i bu hastalık nedeniyle sorun yaşamamaktadır. Genellikle sadece ameliyat yeterli olmaktadır. Az bir hasta grubunda radyoterapi (ışın tedavisi) veya kemoterapi gerekebilmektedir. Ameliyatta rahim, yumurtalıklar, çevre lenf bezleri ve karın yağ dokusu çıkarılmaktadır. Rahim kanseri cerrahileri, karından açık veya endoskopik (laparoskopik) yöntemlerin hepsiyle yapılabilmektedir. Çok erken teşhis edildiğinde ve çocuk isteyen genç kadınlarda, rahim kanserinin ilaçla tedavisi nadir de olsa mümkündür.